KÜLTÜR
VE TURİZM

  • UNESCO
    KÜLTÜREL
    MİRASLAR

    İnsanlığın ortak mirası olan ve evrensel değerlere sahip çıkmayı hedefleyen UNESCO (United Nations Educational Scientific and Cultural Organization), miras listesine en nadide örnekleri seçmektedir. Kültürlerin buluştuğu bu topraklarda UNESCO listesine giren 18 eser bulunmaktadır.

    Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, Sivas (1985)

    13. yüzyılda inşa edilen Camii ve Darüşşifa, Sivas'ın Divriği ilçesinde bulunmaktadır. Mengücekoğulları döneminde Ahmet Şah ve eşi Turan Melek tarafından yaptırılan camii ve darüşşifanın en dikkat çeken yerleri şüphesiz kapıları ve sütunlarındaki oymalardır. Tiflisli ve Ahlatlı ustalar tarafından yapılan oymalarda mükemmel bir işçilik sergilenmiş ve dahası binlerce motif her biri diğerinden farklı yapılarak bir birini tekrar etmemiştir. Caminin içi de bir o kadar özel ve zengindir.

    İstanbul'un Tarihi Alanları (1985)

    Yedi tepeli şehir İstanbul, nefes aldığı asırlar boyunca medeniyetlere tüm misafirperverliğiyle kucak açmış dünyanın gelmiş geçmiş en büyük devletlerinden üçüne başkentlik yapmıştır. İstanbul'un Tarihi Alanları dört bölge olarak karşımıza çıkmaktadır: Süleymaniye Koruma Alanı, Sultanahmet Kentsel Sit Arkeolojik Alanı, Zeyrek Koruma Alanı ve İstanbul Kara Surları Koruma Alanı'dır.

    Göreme Milli Parkı ve Kapadokya, Nevşehir (1985)

    Kapadokya bugün sadece ülkemizin değil, Dünya'nın da ender güzelliklerinden biridir. Masallar diyarına yolculuğa çıkaran bu bölge doğanın insanoğluna sunduğu cömertliğin geldiği son noktadır. Kiliseleri, manastırları, yeraltı şehirleri, vadileri, peri bacaları ile eşsiz bir coğrafyadır.

    Hattuşa: Hitit Başkenti, Çorum (1986)

    Çorum'un Boğazkale ilçesi sınırlarında bulunan Hattuşa, Hititler'e başkentlik yapmış şehirdir. Başkent Hattuşa, M.Ö. 1200'lerde Hititlerin yıkılması ile birlikte zamanla terkedilmiştir. Ama bugün bile o gösterişli ve zengin medeniyetin bıraktığı izler mevcuttur. Aslanlı kapılar, sur duvarları, otuz civarı tapınak, kraliyet konutları gibi önemli yapıtlar vardır. Ayrıca, tarihin ilk yazılı antlaşması olarak bilinen Kadeş Antlaşması da Hattuşa'daki kazılarda bulunmuştur ve İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.

    Nemrut Dağı, Adıyaman (1987)

    Ülkemizin güneydoğusunda Adıyaman il sınırlarında bulunan 2150 metre yüksekliğe sahip Nemrut Dağı, enfes manzarası ve muazzam heykelleriyle bir şükranın göstergesidir. Kommagene Kralı 1. Antiochos tarafından tanrılara ve tüm atalarına minnettarlığını göstermek için yapılan dev heykeller büyüleyici ve gizem yüklüdür. Gelen yüzlerce ziyaretçi bu atmosferi yaşamak için dağın zirvesine tırmanır ve çoğu zamanda güneşi burada doğuşunu veya batışını izler.

    Hieropolis-Pamukkale, Denizli (1988) (Karma Miras Alanı)

    Dünyaca ünlü Pamukkale, Denizli il sınırındadır ve hemen yanı başında Hierapolis antik kentiyle iç içedir. Yüzyıllar boyunca şifa arayanlara hizmet veren, şifalı suları ve hamamları ile binlerce ziyaretçi ağırlayan Pamukkale, traverten havuzları ile bugün de gelenlere müthiş bir görsellik sunmaktadır.

    Hierapolis ise tiyatrosu, hamamları, agorası, sütunlu caddeleri ve kapıları, tapınakları, nekropolisi ile mutlaka gezilmesi gereken, dinlere kucak açmış kutsal bir şehirdir.

    Xanthos-Letoon, Antalya-Muğla (1988)

    Likya bölgesinin idari merkezi sayılan Xanthos ve bir diğer önemli dini merkez Letoon 1988 yılında Unesco'ya eklenmiştir. Akdeniz Bölgesinde, Antalya sınırlarında yer alan bu iki yerleşim Likya'nın izlerini taşıyan önemli kentlerdir.

    Xanthos; Likya uygarlığının izlerinin yanında Roma dönemini de yansıtmaktadır. Özellikle Harpy Anıtı Xanthos'un en bilinen değerlerindendir.

    Letoon ise; Artemis ve Apollon'un anneleri olan Tanrıça Leto'dan ismini almaktadır. Kuruluş efsanesi hayli ilginç olan şehrin içerisinde özellikle kutsal alanlar dikkat çekmektedir. Tanrıça Leto Tapınağı, Artemis Tapınağı ve Apollon Tapınağı var olan 3 tapınaktır. Bu anlamda Likya bölgesinin dini merkezidir.

    Safranbolu, Karabük (1994)

    Yamaçlardan aşağı sıralanan konaklarıyla Osmanlı izleri taşıyan, daracık sokaklarında yaşanmışlıkların izlerinden götüren bir şehirdir. Zengin tarihi ve kültürel mirasını en iyi şekilde korumaya çalışan Safranbolu, koruma altına aldığı yüzlerce tarihi eseriyle, Dünyaca ünlü bir şehir olma yolunda hızla ilerlemektedir.

    Türk geleneksel yaşam tarzının hissedildiği şehirde, yöresel tatlar ise hem göz hem karın doyurmaktadır. Unesco Miras Listesi'ne 1994'de eklenen şehir her yıl yerli-yabancı binlerce turist tarafından ziyaret edilmektedir.

    Truva Arkeolojik Alanı, Çanakkale (1998)

    Çanakkale Boğazı'nın girişinde bulunan arkeologların deyimiyle "Rüzgarın zengin ettiği şehir" Troya. Homeros'un İlyada'sında bahsi geçen Truva Savaşları ve Yasak Aşk'ın getirdiği yıkım buradadır. Anadolu'nun en eski yerleşimlerinden biri olan Troya dokuz katmanlıdır. Sahip olduğu savunma sistemi ile şehrin içerisinde birçok gizemi barındırır.

    Selimiye Camii ve Külliyesi, Edirne (2011)

    Osmanlı Devleti'ne başkentlik yapmış Edirne'de bulunan, dört minareye sahip camidir. Teknik anlamda mükemmelliği, işçiliği ve zerafeti gelenleri hayran bırakmaktadır. Şehrin dört bir tarafından tüm ihtişamıyla görülen camii, II. Selim tarafından yaptırılmıştır ve Mimar Sinan imzası taşımaktadır. Külliye içerisinde camiyi çevreleyen medreseler, kütüphane ve muvakkithane yer almaktadır. Mimarlık anlamında döneminin başyapıtı olan Selimiye Camii ve Külliyesi 2011'de Unesco Miras Listesi'ne eklenmiştir.

    Çatalhöyük Neolitik Alanı, Konya (2012)

    Konya ilimizin Çumra ilçesi sınırlarında bulunan Çatalhöyük 1960'lara doğru keşfedilmiştir. Neolitik dönemin nadide örneklerinden biri olan yerleşim, insanoğlunun tarıma ve dolayısıyla yerleşik hayata geçişinde etkin bir rol üstlenmiş ve bunun izlerini günümüze taşımıştır. Doğu ve Batı yünündeki iki alandan oluştuğu için de Çatalhöyük adıyla anılmıştır.

    Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu (2014)

    Adım adım tarihi kucaklayacağınız Bursa, Orhan Gazi tarafından 1326 yılında fethedilir ve Osmanlı'ya başkentlik yapar. Beylikten devlete geçişte önemli bir yerleşim olan bu şehir, yüzlerce Osmanlı eseri ile dolup taşmıştır. Bugün kızık köylerinin en meşhuru Cumalıkızık ise 700 yıllık Türk Köyü geçmişi ile Unesco Miras Listesinde yerini almayı başarmıştır.

    Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı, İzmir (2014)

    Bergama, Hellenistik, Roma, Doğu Roma ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyan mimarisiyle dikkat çekicidir. Anadolu'nun en dik tiyatrosuna ev sahipliği yapan Bergama Antik Kenti aynı zamanda tapınakları ve kutsal alanlarıyla da önem arz etmektedir.Antik dönemin üçüncü en büyük kütüphanesine sahip olan Bergama, Pergamon ismiyle anılırdı ve hayvan derisinden yapılan parşömenin icat edildiği yerdi. Unesco'ya 2014'de dahil olmuştur.

    Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı (2015)

    Binlerce yıldır ayakta kalmayı başarmış, geçmiş ile şimdi arasında uzun bir serüven yaratmış tarihi surlarıyla, Diyarbakır tarihi mirasın en büyük sahiplerindendir. Birçok uygarlığa ev sahipliği yapan şehrin surları, yaklaşık 5 kilometrelik uzunlukta ve 10 metre yüksekliktedir. M.Ö. 3000'lere götürülen ilk yapım tarihi ile binlerce yıla meydan okuyan surlar sadece Türkiye’nin değil, Dünya'nın da tarihi değeridir. Çin Seddi'nden sonra Dünya'daki en eski surlar olarak bilinen Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçesi 2015'te UNESCO Dünya Miras listesine dahil edilmiştir.

    Efes Antik Kenti, İzmir (2015)

    İzmir’in Selçuk ilçesi sınırlarında bulunan Efes, Antik İyonya Bölgesi'nin merkezidir. Anadolu'nun en büyük tiyatrosuna sahip liman kenti Efes'de onlarca ilginç yapı bulunmaktadır. Gymnasion, Stadyum, Agora, Bouleterion, Tiyatro, Kutsal Rampa, Hadrian Tapınağı, Trajan Çeşmesi, Celcus Kütüphanesi, Latrine, Aşk Evi bu yapılardan bazılarıdır. 2015'den bu yana Unesco Miras Listesinde yer alan Efes'de kazılar hala devam etmektedir.

    Ani Arkeolojik Alanı, Kars (2016)

    Türkiye-Ermenistan sınırında bulunan Ani Harabeleri. "1001 Kilise Şehri" diye anılan Arpaçay kıyısında kurulup onlarca medeniyeti kucaklamıştır. Mimari anlamda da Ermeni, Gürcü, Selçuklu izlerini taşıyan yerleşimde surlar dikkat çekicidir.Kışın karlar altında bile binlerce ziyaretçi ağırlayan Ani Harabeleri 2016'dan bu yana Unesco Miras'ında yerini almayı başarmıştır.

    Afrodisias Antik Kenti, Aydın (2017)

    Aydın ilinin Karacasu sınırlarında yer alan Anadolu'nun en zengin ve güzel ören yerlerinden biridir. Afrodisyas, Roma'nın izlerini en derinden taşımaktadır. Tiyatrosu, Agorası, Stadyumu, Bouleterion'u, anıtsal yapılarıyla heyecan verici bir yerdir. 2017 senesinde Unesco Miras Listesinde yerini almayı başarmıştır.

    Göbeklitepe, Şanlıurfa (2018)

    Şanlıurfa il sınırlarında yer alan ve keşfedildiği andan bu yana Dünya tarihini değiştiren bir yapıdır. İngiltere'deki Stonehenge'den yaklaşık 7000 yıl, Mısır Piramitlerinden ise 7500 yıl daha eski olan Göbeklitepe Anadolu topraklarının en kıymetli zenginliğinden biridir. İnsanoğlunun avcı ve toplayıcı olarak yaşadığı dönemde inşa ettiği bir eser olarak karşımıza çıkmıştır.

    T şeklindeki taşlar ve üzerlerindeki hayvan figürleri ile Dünyanın En Eski Tapınağı olarak lanse edilen Göbeklitepe, önümüzdeki yıllar içerisinde daha da aydınlığa kavuşacaktır. Dahası, tarih kitaplarında bazı konuları sil baştan yazdırtacaktır. 2018 Unesco Miras Listesinde yer almış ve 2019 yılı Göbeklitepe yılı olarak ilan edilmiştir.

  • GEZİLECEK
    TARİHİ YERLER

    TARİHİN HER AŞAMASINA GİDEBİLECEĞİNİZ KALINTILARLA DOLU BİR ÜLKE

    Milattan öncesine kadar dayanan geniş mazisiyle Anadolu toprakları tarihin her anına tanıklık etmiştir. Türkiye’nin her köşesinde çok değerli tarihi kalıntılar bulmak mümkündür.

    İshak Paşa Sarayı: Doğubeyazıt’a 5 km uzaklıkta sarp kayaların üzerindedir. Türkistan, Selçuklu ve Osmanlı mimarisini özellikleri bir arada taşıyan sarayın tam 116 odası vardır.

    Amasya Evleri: Yeşilırmak’ın kenarında sıralanmış olan bu eveler, Osmanlı evlerinin bütün özelliklerini taşımaktadırlar.

    Mardin Taş Evleri: Mardin, tarih boyunca dinlerin buluştuğu bir yerdir. Özellikle taş evlerinin dikkat çektiği şehir büyüleyici bir görüntüye sahiptir.

    Aspendos Antik Tiyatrosu: M.S. 2. yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilmiş, 15 bin kişilik kapasiteye sahip ve şuanda en iyi korunmuş tarihi yapılardan bir tanesidir.

    Nemrut Dağı: Komagene Krallığına ait antik kenti içerisinde barındıran milli parkta, kartal, aslan ve 7 metreye varan dev heykelleri görebilirsiniz.

    Olimpos: Likya, Roma ve Bizans’a ait tarihi yapıları ile biliniyor. Buraya gidenler Çıralı‘da 3 bin yıldır yanan ateşi görebilir ve hem tarihin hem de doğanın tadını çıkarabilirler.

    Efes Antik Kenti: 4 bin yıllık bir antik kent. Kiliseleri, çeşmeleri, çarşıları ve mağaralarıyla binlerce yıllık tarih yaşamaya devam ediyor.

    Mozaik Kent Zeugma: Gaziantep’in, Nizip ilçesinde bulunuyor. Antik kent, Roma döneminden kalan mozaikleri ile tanınmaktadır.

    Ani Harabeleri: Arpaçay nehrinin kenarında kurulan kent, M.Ö. 350-300 yıllarına ait harabelerden oluşmaktadır.

    Kapadokya: Kapadokya, 60 milyon yıl öncesine dayanan bir geçmişe sahiptir. Erciyes Hasan Dağı‘ndan ve Güllü Dağı‘ndan püsküren lavlarla birlikte küllerden oluşan yumuşak tabakalar, milyonlarca yıl üzerlerine yağan yağmur ve üzerlerinden esen rüzgârla meydana gelmiştir.

    Pamukkale Travertenleri: Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Pamukkale travertenleri, oluşumunun ve kaynak sularının akmaya devam edişinin tarihi araştırmacılara göre 14 bin yıl öncesine kadar dayanıyor.

    Balıklı Göl: Şanlıurfa’da bulunan bu göl, Hz.İbrahim’in ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinir.

  • MİLLİ
    PARKLAR

    HER BÖLGESİNDE BİRBİRİNDEN GÜZEL MİLLİ PARKLARA SAHİPTİR

    Milli Park, milli ve milletlerarası nadir bulunan kültürel değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçaları olarak tanımlanmaktadır. Türkiye'nin birbirinden güzel 45 milli parkı bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır;

    • ÇAMLIK MİLLİ PARKI / YOZGAT
    • KARATEPE-ASLANTAŞ MİLLİ PARKI / OSMANİYE
    • SOĞUKSU MİLLİ PARKI / ANKARA
    • KUŞ CENNETİ MİLLİ PARKI / BALIKESİR
    • ULUDAĞ MİLLİ PARKI / BURSA
    • YEDİGÖLLER MİLLİ PARKI / BOLU
    • DİLEK YARIMADASI - BÜYÜK MENDERES DELTASI MİLLİ PARKI / AYDIN
    • SPİL DAĞI MİLLİ PARKI / MANİSA
    • MUNZUR VADİSİ MİLLİ PARKI / TUNCELİ
    • SAKLIKENT MİLLİ PARKI / MUĞLA-ANTALYA
  • TURİZM
    CENNETİ

    MAVİ BAYRAKLI PLAJLAR

    491 MAVİ BAYRAKLI PLAJI İLE BU ALANDA DÜNYADA İKİNCİDİR!

    Mavi Bayrak, bir yıl geçerliliği olan, belirli kriterleri taşıyan plaj ve marinalara verilen bir çevre ödülüdür. Plajlar için başta temiz deniz suyu, sonrasında güvenilir bir ortam demektir. Bunun için plajlar sürekli kontrol edilir. Mavi bayrak programına 44 ülke üyedir. 2020 yılı itibariyle Türkiye’de 491 Mavi Bayraklı plaj bulunmaktadır. Bu plajlardan bazıları şunlardır;

    • Alanya Gençlik Merkezi Önü Halk Plajı,Keykubat Doğu Halk Plajı
    • Manavgat Bld. Boğaz Otel Halk Plajı, Diamond Premium Hotel & Spa
    • Side Özel Eğitim Merkez
    • Serik Belediyesi Belek Halk Plajı
    • Muratpaşa Büyükşehir Belediyesi Lara Halk Plajı
    • Büyükşehir Belediyesi Konyaaltı Beachpark
    • Antalya Konyaaltı Büyükşehir Belediyesi Kadınlar Plajı
    • Kalkan Halk Plajı
    • Marmaris Belediye Halk Plajı
    • Bodrum Kumbahçe Halk Plajı
    • Bodrum Gümbet Halk Plaj
    • Aydın Altınkum Halk Plajı
    • ADANA Yumurtalık Ayas Belediye Plajı
    • VAN Tuşba Belediyesi Ayanıs Halk Plajı (Dünyanın denize kıyısı olmayan mavi bayraklı tek plajı)

    KAYAK MERKEZLERİ

    DAĞLIK BÖLGELERİNDEKİ BİRBİRİNDEN GÜZEL TESİSLERİYLE KAYAK TÜRİZMİN MERKEZİNDEDİR

    Kayak sporu karlı zeminde estetik hareketler ile yapılan ve kullanılan malzemelere göre değişik isimler alan bir spor çeşididir. Türkiye 52 kayak merkezi ile bu alanda ön plana çıkmaktadır. Kış sporlarını sevenler için doğal güzelliklerin üzerine özel tesisler inşa edilmiştir. Bazı kayak merkezleri şunlardır;

    • Uludağ Kayak Merkezi / Bursa
    • Kartalkaya Kayak Merkezi / Bolu
    • Erciyes Kayak Merkezi / Kayseri
    • Sarıkamış Kayak Merkezi / Kars
    • Palandöken Kayak Merkezi / Erzurum
    • Davraz Kayak Merkezi / Isparta
    • Kartepe Kayak Merkezi / Kocaeli
    • Saklıkent Kayak Merkezi / Antalya
    • Ilgaz Kayak Merkezi / Kastamonu
    • Denizli Kayak Merkezi / Denizli
    • Ergan Kayak Merkezi / Erzincan
    • Yıldız Dağı Kayak Merkezi / Sivas

    KRUVAZİYER TURİZMİ

    BAHAMALARDAN SONRA EN ÇOK KRUVAZİYER YANAŞAN 2. ÜLKE !!

    Kruvaziyer gemileriyle yapılan turizm faaliyeti özellikle Akdeniz'de yoğunlaşmıştır. Akdeniz dünya kruvaziyer turizminde %21,7 ile Karayipler/Bahamalar'dan sonra (%34,4) ikinci sırada gelmektedir. 2019 yılının ilk 11 ayında Türkiye limanlarına 344 kruvaziyer gemisi yanaşmıştır.

    SAĞLIK TURİZMİ

    SON YILLARDA SAĞLIK ALANINA YAPILAN YATIRIMLAR VE DOĞAL KAYNAKLARIYLA AVRUPA’DAN ÖNDEDİR

    Türkiye'de termal turizm özellikle iç turizm açısından önemlidir. 1300 termal, 2000'den fazla şifalı su kaynağına sahip olan Türkiye bu açıdan dünya 5.sidir. Hitit'lerden itibaren Anadolu topraklarında kaplıcalardan yararlanılmaktadır. Kestanbol kaplıcası, Hierapolis Roma döneminden, Yalova'daki Kurşunlu hamamı Bizans döneminden kalmadır. Türkiye' de kaplıca tesisinin açılması için Sağlık bakanlığı tarafından şifalı olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Türkiye'de 46 ilde 190 kaplıca bulunur. Yerli termal turistlerin çoğunluğu Marmara (%43,8) ve Ege (%26,6) bölgelerindendir.

    Türkiye'ye her yıl binlerce kişi tedavi olmak için gelmektedir. Özellikle saç ekimi alanında bir merkez olma yolundadır.

  • YEMEK

    GÜCÜNÜ ASYA, AVRUPA,ORTADOĞU VE UZAKDOĞUDAN ALAN
    ÇOK GENİŞ VE LEZZETLİ MUTFAĞA SAHİPTİR !

    Dünyada başlıca 3 yemek kültürü olduğu söylenir; Türk, Çin ve Fransız. Türk mutfağı bu itibarını doğrularcasına her ziyaretçisine memnun kalacağı bir deneyim yaşama fırsatı sunar. Yüzyılların deneyiminin rafine ürünü olmasının yanı sıra, Türk Mutfağı oldukça saf bir kaliteye sahiptir. Tariflerin ve içeriklerin çeşitliliği yanında kolay ulaşılabilir olması lezzetli yemekleri garanti eder.

    Dünyada en iyi olarak bahsedilen 3 mutfaktan birinin Türk mutfağı olması çoğu insan tarafından sürpriz olarak karşılansa da zamanda yolculuk yapıp geçmişine göz attığımızda Türk mutfağının neden bu kadar olağanüstü olduğunun daha anlaşılabilir olduğunu görürüz. 700 yılı aşkın Osmanlı hakimiyeti süresince gelişen aşçılık teknikleri ve bu süreçte taze ürünlere erişimin kolaylaşması sonucu sonsuz çeşitlikte balık, kümes hayvanları, meyve, sebze ve baharatlar kullanıldı. Aynı zamanda farklı kültürlerden gelip bu kültür içinde kendine yer bulan birçok insan da yemek konusunda ilham kaynağı oldular. Arkeologlar tarafından bulunan diğer şeylerin yanı sıra bulunan bir levha üzerindeki çeşitli işaret ve semboller, tanıdık malzemeler ve baharatların listesini içeren bir yemek kitabı ortaya çıkarmak için deşifre edildi. Bize bugün sadece tüm bunların tadını çıkarmak kalıyor! Türk mutfağının ayrıcalıkları sayısız ve kesinlikle denemeye değer.

    • Çeşitli Türk yemekleri
    • Sadece geleneksel değil, aynı zamanda çok uluslu yemekler
  • ALIŞVERİŞ

    • Türkiye, geleneksel dükkan ve çarşıların yanı sıra her yerde yüzlerce dev Alışveriş Merkezi ile alışveriş için bir cennettir.
    • İstanbul'da 100'den fazla olmak üzere, Ankara'da 35, İzmir'de 19 ve Türkiye'de toplam 350'den fazla alışveriş merkezi bulunmaktadır

İLGİLİ